Bu sene "paylaşma" konusunda gerçekten verimli geçti. Okul Aile Birliği'mizin yürüttüğü kampanyaların haricinde, kişisel olarak da farklı illerdeki farklı okullara (özellikle köy okulları) ulaştım. Ben ne yapabilirim ki diyenlere önereceğim bir adres "kardeş okullar" sitesi. Lütfen ziyaret edin ve öğretmenlerimizin sesine kulak verin.
Çünkü gitmesek de görmesek de o okullar bizim, o çocuklar bizim!
Gönderinin ulaşmasının ardından gelen mailler ve fotoğraflardaki o sıcacık gülen yüzlerin verdiği haz öyle tuhaf ki... Buruk bir mutluluk bu! Paylaşmanın verdiği mutluluğun yanında, elden daha fazlasının gelmemesinden ve yardım elinizi bekleyen daha yüzlerce okul, binlerce öğrenci olmasından kaynaklanan "yetememe" duygusunun verdiği burukluk!
Olsun; kurtarabildiğimiz bir deniz yıldızı da olsa, durmak yok!
Bu yüzden, sevgili Pino 'nun sayfasında gördüğüm yazı ile mutlandım ve buradan da paylaşmak istedim. Kendi çizdiği resmi alıntılayarak, sizi o sayfaya yönlendiriyorum. Lütfen resme bir tık...
bloglardan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
bloglardan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
23 Aralık 2010 Perşembe
13 Mart 2010 Cumartesi
bir nefes...
Aşağıdaki yazı Yansıma ve Yanılsama / brajeshwari' den*...
Çok beğendim. Buradan "Mutluluk Meditasyonu" başlıklı yazısına ve diğer yazılarına da ulaşabilirisiniz:
Buyrun:
"Su olduğunu düşün... Özgürsün... Gökyüzü rengindesin... Serinsin. Gökyüzü üstünde süzülüyor. Bulutlar topak topak... Su gibi dalgalanıyor ve salınıyorsun. Çakıl taşlarının arasından süzülüyorsun, sonra çekiliyorsun. Huzurlusun. Martılar cıvıldaşıyor, duyuyorsun. Sonsuzsun, ufuk çizgisisin, derinsin, berraksın. Mavi olduğunu düşün. Bırak kendini, kendi maviliğine...
Rüzgar olduğunu düşün... Eserken selam verdiğini... Ağaçlara, yapraklara, çimenlere... Bir yerden geri döndüğünde, havalandırdığını düşün toprağı, yaprakları ve yaşamı.... Bir çocuğun yüzünden makas aldığını düşün. Bisikletin arkasından güç ver bir diğerine... Kuşlarla beraber yol al... Ilıksın, hafifsin.. İstediğin her yere varırsın. Es şimdi özgürce...
Toprak olduğunu düşün... Sereserpe... Ağaçların sana kökleriyle nasıl sarıldığını gör... Dinginsin. Bereketlisin. Büyütürsün, Sevgiyle çoğaltırsın. Toprak olduğunu düşün. Bacaklarınla, kollarınla, tüm gövden ile... Sereserpe... Uzan gönlünün büyüklüğünce...
Yağmur olduğunu düşün... Her damlada temizlediğini... Her damlada, rahatladığını, azaldığını ve gitmesi gerekenleri bıraktığını... Camlardan süzüldüğünü düşün... Yollardan aktığını... Yapraklara damladığını... Huzursun. Yağarken, bırak... Bırak ki, içindeki gökkuşağının temizlensin renkleri...
Güneş olduğunu düşün... Baktığın her yere ışık dağıttığını, aydınlattığını... Sıcacıksın. Sana döner çiçekler... Isıtırsın, güçlendirirsin, yaşatırsın. Sıcacık sarıldığını düşün herkese ve herkesle beraber kendini de kucakla...
Sevgi olduğunu düşün... Şifa gibi... Kime dokunsan, kime baksan, kime birşey söylesen herkesi şifalandırdığını... Tebessüm eden çocukların yüzünde, kahkahaların arasındasın, ellerinin içinde, dokunduğun her yerdesin. Sözcüklerin içine serpiştirilirsin. Öpücüklerle çoğaltılırsın. Göz göz gelişlerde sessiz anlaşmasın. Özlemin içindesin. Adımların arasındasın. Hayatın her yerinde, insanların gönüllerindesin. Nefes alıp, verirsin. Sen Sevgisin.
.
Toprak büyütür, çoğaltır.
Bazen rüzgar esebilir ve yağmur yağar azalırsın belki biraz...
Ama mutlaka Güneş açar.
En önemlisi Sevgi her zaman şifalandırır..
Sen, Sevgi ol.
Toprağı yeşert, Güneşi doğur, Rüzgar ol es gönlünce,
Yağmur ol damla damla ve gökkuşağının tüm renklerine bürün sonra...
.
Nefes al, ... nefes ver. ,,,
Namaste ♥
___________
(*Namaste is an ancient Sanskrit understanding that says, "I respect the place in you that is of Love, of Truth and of Light. When you are in that place in you, and I am in that place in me then we are one." ) "
* teşekkürler
Çok beğendim. Buradan "Mutluluk Meditasyonu" başlıklı yazısına ve diğer yazılarına da ulaşabilirisiniz:
Buyrun:
"Su olduğunu düşün... Özgürsün... Gökyüzü rengindesin... Serinsin. Gökyüzü üstünde süzülüyor. Bulutlar topak topak... Su gibi dalgalanıyor ve salınıyorsun. Çakıl taşlarının arasından süzülüyorsun, sonra çekiliyorsun. Huzurlusun. Martılar cıvıldaşıyor, duyuyorsun. Sonsuzsun, ufuk çizgisisin, derinsin, berraksın. Mavi olduğunu düşün. Bırak kendini, kendi maviliğine...
Rüzgar olduğunu düşün... Eserken selam verdiğini... Ağaçlara, yapraklara, çimenlere... Bir yerden geri döndüğünde, havalandırdığını düşün toprağı, yaprakları ve yaşamı.... Bir çocuğun yüzünden makas aldığını düşün. Bisikletin arkasından güç ver bir diğerine... Kuşlarla beraber yol al... Ilıksın, hafifsin.. İstediğin her yere varırsın. Es şimdi özgürce...
Toprak olduğunu düşün... Sereserpe... Ağaçların sana kökleriyle nasıl sarıldığını gör... Dinginsin. Bereketlisin. Büyütürsün, Sevgiyle çoğaltırsın. Toprak olduğunu düşün. Bacaklarınla, kollarınla, tüm gövden ile... Sereserpe... Uzan gönlünün büyüklüğünce...
Yağmur olduğunu düşün... Her damlada temizlediğini... Her damlada, rahatladığını, azaldığını ve gitmesi gerekenleri bıraktığını... Camlardan süzüldüğünü düşün... Yollardan aktığını... Yapraklara damladığını... Huzursun. Yağarken, bırak... Bırak ki, içindeki gökkuşağının temizlensin renkleri...
Güneş olduğunu düşün... Baktığın her yere ışık dağıttığını, aydınlattığını... Sıcacıksın. Sana döner çiçekler... Isıtırsın, güçlendirirsin, yaşatırsın. Sıcacık sarıldığını düşün herkese ve herkesle beraber kendini de kucakla...
Sevgi olduğunu düşün... Şifa gibi... Kime dokunsan, kime baksan, kime birşey söylesen herkesi şifalandırdığını... Tebessüm eden çocukların yüzünde, kahkahaların arasındasın, ellerinin içinde, dokunduğun her yerdesin. Sözcüklerin içine serpiştirilirsin. Öpücüklerle çoğaltılırsın. Göz göz gelişlerde sessiz anlaşmasın. Özlemin içindesin. Adımların arasındasın. Hayatın her yerinde, insanların gönüllerindesin. Nefes alıp, verirsin. Sen Sevgisin.
.
Toprak büyütür, çoğaltır.
Bazen rüzgar esebilir ve yağmur yağar azalırsın belki biraz...
Ama mutlaka Güneş açar.
En önemlisi Sevgi her zaman şifalandırır..
Sen, Sevgi ol.
Toprağı yeşert, Güneşi doğur, Rüzgar ol es gönlünce,
Yağmur ol damla damla ve gökkuşağının tüm renklerine bürün sonra...
.
Nefes al, ... nefes ver. ,,,
Namaste ♥
___________
(*Namaste is an ancient Sanskrit understanding that says, "I respect the place in you that is of Love, of Truth and of Light. When you are in that place in you, and I am in that place in me then we are one." ) "
* teşekkürler
6 Ocak 2010 Çarşamba
anket
Pino dünkü yazısında bir anketten bahsediyordu:
Serious Blogger, doktora çalışmasını "blog" konusu üzerine yapıyormuş ve bu konu ile ilgili bir anket hazırlamış. Siz de destek vermek isterseniz, sayfayı ziyaret edin derim.
Serious Blogger, doktora çalışmasını "blog" konusu üzerine yapıyormuş ve bu konu ile ilgili bir anket hazırlamış. Siz de destek vermek isterseniz, sayfayı ziyaret edin derim.
6 Kasım 2009 Cuma
yemiyorsak sebebi var...
Fikir Sahibi Damaklar'dan bir bülten daha...
Diyorlar ki:
"Yemiyorsak sebebi var: SOYA"
"Biz GDO'lu gıdaların yönetilmesini değil, yasaklanmasını istiyoruz....ve diyoruz ki: bize katılın, GDO orucu tutun.Yönetmelik ne derse desin, üzerinde GDO'suz yazanı arayın ya da organik ürünü tercih edin.Düşünün ki raflardaki onca gıdaymış gibi yapan ürün siz satın almazsanız karlılığını yitirecek. Düşünün ki, gıdaymış gibi yapan onlarca kavanoz, kutu ve şişe siz satın almadığınızda üretenlerine birer zarar olarak geri dönecek.Cebinizdeki o binbir güçlükle kazandığınız paranın alım gücüne güvenin.Onu gerçek gıdaya yatırın."
...
Buradan ulaşabilirsiniz...
Lütfen okuyalım, okutalım...
Diyorlar ki:
"Yemiyorsak sebebi var: SOYA"
"Biz GDO'lu gıdaların yönetilmesini değil, yasaklanmasını istiyoruz....ve diyoruz ki: bize katılın, GDO orucu tutun.Yönetmelik ne derse desin, üzerinde GDO'suz yazanı arayın ya da organik ürünü tercih edin.Düşünün ki raflardaki onca gıdaymış gibi yapan ürün siz satın almazsanız karlılığını yitirecek. Düşünün ki, gıdaymış gibi yapan onlarca kavanoz, kutu ve şişe siz satın almadığınızda üretenlerine birer zarar olarak geri dönecek.Cebinizdeki o binbir güçlükle kazandığınız paranın alım gücüne güvenin.Onu gerçek gıdaya yatırın."
...
Buradan ulaşabilirsiniz...
Lütfen okuyalım, okutalım...
4 Kasım 2009 Çarşamba
kampanya ve duyuru

"Atamızın ölüm yıldönümü olan 10 Kasım'da yine anlamlı bir kampanyaya imza atıyoruz. " diyen '1 milyon kalem'i ziyaret etmenizi tavsiye ediyorum...
"Benim naciz vücudum elbet bir gün toprak olacaktır. Fakat Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır. "
Rahat uyu Ata'm... Cumhuriyeti'nin yılmaz bekçileriyiz.
***
**
*
II. duyurum da şu GDO ile ilgili:
Fikir Sahibi Damaklar grubunun göndermiş olduğu bülten burada...
Lütfen okuyun okutturun...
Tepkisiz kalmayın... Neler yapabiliriz?
Mesela aşağıdaki örnek gibi bir form hazırlayıp, etrafımızdaki insanlara imzalatabiliriz:
"
Sağlıklı gıda yemek istiyoruz
Rahat uyu Ata'm... Cumhuriyeti'nin yılmaz bekçileriyiz.
***
**
*
II. duyurum da şu GDO ile ilgili:
Fikir Sahibi Damaklar grubunun göndermiş olduğu bülten burada...
Lütfen okuyun okutturun...
Tepkisiz kalmayın... Neler yapabiliriz?
Mesela aşağıdaki örnek gibi bir form hazırlayıp, etrafımızdaki insanlara imzalatabiliriz:
"
Sağlıklı gıda yemek istiyoruz
Gıda ,tohum haktır
Genetiği Değiştirilmiş ürünleri bu ülke topraklarında ve gıda olarak sofralarımızda istemediğimizi beyan ediyor, GDO’lu ürünlerin ülkemize serbest giriş ve serbest dolaşımlarının, çıkarılacak Biyogüvenlik Yasası ile kontrol edilmesini, bunların ekilip dikilmesini yada gıda olarak tüketilmesini istemeyen halkın iradesine saygı gösterilmesini istiyoruz.
ADI SOYADI ŞEHİR MESLEK İMZA
"
GDO'ya hayır grubundan gelen bir mail'i paylaşıyorum:
"From: gdoyahayir@yahoogroups.com [mailto:gdoyahayir@yahoogroups.com]
Subject: [gdoyahayir] TARIM BAKANLIĞINA GDO FAKSLARI
arkadaşlar,
ziraat müh od ist şb tarım bakanlığına mısır balonu kampanyasında toplanan imzaları fakslıyor.
tarımsal araştırmalar genel müd
faks: 0 312 3153448 - 3432118
tarımsal üretim ve geliştirme genel müd
faks: 0 312 2870041
koruma ve kontrol genel müd
(faksı araştırılıyor)
bu genel müdürlükler yönetmelikte adı geçenler.
faksı olan ve elinde imzalar olan arkadaşlar da bu eyleme başlayabilirler.
ahmet"
Biz de okulumuzda çocuklarımızla konuşuyoruz; artık yiyecek konusunda çok daha dikkatli ve seçici olmalarını öğütlüyoruz. "Fikir Sahibi Damaklar"ın bültenini büyütüp öğretmenlerimizle paylaştık. Yapacağımız "Sağlıklı Beslenme" konulu bir seminerde de velilerimizle paylaşımlarımızı sürdüreceğiz.
Hedef GDO'nun geri çekilmesi... Olmadı, etiketlerde bilgilendirme hakkımızın bize verilmesi... Ama asıl önemli olan artık seçici olmak ve "şüpheli" hiçbir gıdanın yanına yaklaşmamak...
Bugün okuldan dönerken çocuklarımla konuştum. Maalesef bayılıyorlar mısır gevreğine, patlamış mısıra... Cips, bisküvi, vs. de ara sıra da olsa evimize giriyor... Neden vazgeçmeleri gerektiğini, neden dikkatli olmamız gerektiğini, şimdi bir şey olmuyor gibi görünse de, gelecekte onları nelerin beklediğini anlattım... Dinlediler, "peki annecim, artık almayız" dedi ufaklık... "Ama patlamış mısır da mı yemeyeceğiz?"
Siz tepedekiler; çocuklarımıza, geleceğimize neler yaptığınızın farkında mısınız?
"
GDO'ya hayır grubundan gelen bir mail'i paylaşıyorum:
"From: gdoyahayir@yahoogroups.com [mailto:gdoyahayir@yahoogroups.com]
Subject: [gdoyahayir] TARIM BAKANLIĞINA GDO FAKSLARI
arkadaşlar,
ziraat müh od ist şb tarım bakanlığına mısır balonu kampanyasında toplanan imzaları fakslıyor.
tarımsal araştırmalar genel müd
faks: 0 312 3153448 - 3432118
tarımsal üretim ve geliştirme genel müd
faks: 0 312 2870041
koruma ve kontrol genel müd
(faksı araştırılıyor)
bu genel müdürlükler yönetmelikte adı geçenler.
faksı olan ve elinde imzalar olan arkadaşlar da bu eyleme başlayabilirler.
ahmet"
Biz de okulumuzda çocuklarımızla konuşuyoruz; artık yiyecek konusunda çok daha dikkatli ve seçici olmalarını öğütlüyoruz. "Fikir Sahibi Damaklar"ın bültenini büyütüp öğretmenlerimizle paylaştık. Yapacağımız "Sağlıklı Beslenme" konulu bir seminerde de velilerimizle paylaşımlarımızı sürdüreceğiz.
Hedef GDO'nun geri çekilmesi... Olmadı, etiketlerde bilgilendirme hakkımızın bize verilmesi... Ama asıl önemli olan artık seçici olmak ve "şüpheli" hiçbir gıdanın yanına yaklaşmamak...
Bugün okuldan dönerken çocuklarımla konuştum. Maalesef bayılıyorlar mısır gevreğine, patlamış mısıra... Cips, bisküvi, vs. de ara sıra da olsa evimize giriyor... Neden vazgeçmeleri gerektiğini, neden dikkatli olmamız gerektiğini, şimdi bir şey olmuyor gibi görünse de, gelecekte onları nelerin beklediğini anlattım... Dinlediler, "peki annecim, artık almayız" dedi ufaklık... "Ama patlamış mısır da mı yemeyeceğiz?"
Siz tepedekiler; çocuklarımıza, geleceğimize neler yaptığınızın farkında mısınız?
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
