rapor etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
rapor etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Haziran 2010 Cuma

"bekledim de gelmedi.." demeyeceğim

Geçen ay tartılma günüm 4 mayıs'da "yakın hedefe 1 adım" diye başlık atmışım. Çünkü 93,7 kg.idim ve "Yakın Hedefim" olan 89,9 kg'ya ulaşmama sadece 3,8 kg. kalmştı ki; "biraz ciddiyetle ben bunu rahat veririm" diye düşünüyordum.

Sonra hastalandım ve tüm "planlar" suya düştü!Neredeyse 15 gün boyunca bütün düzenim altüst oldu. Ne diyet, ne spor, hadi bunları geçtim, ne de kontrol kalmıştı.

Derkeeen; 21 mayıs'da yine 98,4'leri görünce, kendime yüksek sesle bir "hooopps" deyip dümeni yine hedefime kırıp ve yine kaybolmaya yüz tutmuş motivasyon ve neşemi geri kazanıp, "işte geldim burdayııım" şirinliğiyle yolculuğuma devama karar verdim!

Bugün rutin tartılma günüm. "94" rakamını gördüğümde, önce ne yalan söyleyeyim, üzüldüm. Hiç olmazsa, geçen ay olduğum rakamda kalabilseydim diye hayıflandım. Fakat sonra aklım başıma gelip, şu bir ay içinde ne büyük bir zigzag çizdiğimi hesaplayınca, 300 gr. için yaptığım şımarıklığa kızdım, mutsuzluğum umuda döndü yeniden. Çünkü:

04.05 : 93,7 kg.
21.04: 98,4 kg.
(yani 17 günde 4,7 kg. alma başarısı!!!)

21.05: 98,4 kg.
04.06: 94,0 kg
(yani 14 günde 4,4 kg. verme başarısı...)


Tüm bu rakamların bana söylediği tek şey şu: "yeter ki iste!"

21 mayıs'dan beri yine deli gibi istiyorum. Sağlıklı bir şekilde ayağa kalkacağım, spora başlayacağım günleri özlüyorum. Tartıdaki 89,9 rakamını görmek için çok ama çok sabırsızlanıyorum. 100'lerden 99,9'lu rakamlara inmek de keyifliydi, evet ama şu anda 80'lilerin hayali bir başka heyecanlandırıyor... Çünkü bu rakamı en son 2006 temmuzda görmüştüm.

2007
2008
2009
2010

Tüm bu zamanlarda hep o '2006 mayıs-haziran-temmuz aylarında hissettiğim hoşluğu' tekrar yaşamak için didindim. Aynen şu son bir senedir olduğu gibi "gittim-geldim", "gittim-gelemedim-sonra yine geldim"... Ama bir türlü o rakam bana görünmedi tam 4 senedir.

Şimdi artık vakit geldi diyorum. Eli kulağında diyorum. Temmuz 2006'dan sonra bir daha bana yüzünü göstermeyen 8'li rakamlar, yine bir temmuz günü bana 'merhaba' diyecek diyorum.

Hadi bekleyeyim ve göreyim :)))

17 Mayıs 2010 Pazartesi

MG* Rapor VI

Bu yazı Mehtap'ın programında 6. haftamı bitirmem sebebiyle yazılmış olacaktı, daha evvelki "rapor" etiketli yazılarımda olduğu gibi...

Fakat 6. hafta gerçekleşemedi!

Gerçekten de büyük faydalar beklediğim ve bir nev'i detoks etkisi yapacak listelere başlamam ile bırakmam bir oldu. Çünkü geçen sene beni yaklaşık 2 ay -tabiri caizse- süründüren "bel fıtığı" rahatsızlığım nüksetti...

Yaklaşık 6 gündür çok kötüydüm. Yeme içme bir tarafa, canımın acısından gözüm hiç birşey görmüyordu :(((

İlaç tedavisi ve ardından Fizik Tedavi süreci başladı. O ilk zamanlara kıyasla, şimdi daha iyiyim çok şükür ama hâlâ ters bir hareket yapıp, ameliyatın kaçınılmaz duruma gelmesinden endişe ediyorum. Çünkü, çekenler bilir; doktorlar "bulaşık makinesinden bir tabak bile kaldırmayacaksın, bir tencereyi şuradan şuraya almayacaksın, vs..." diye sıkı sıkı tembih eder. Benim ise -maalesef- herşeye atlama huyum var! Şimdi kendimi tutmaya, hiç birşeye karışmamaya çalışıyorum. Hoş, istesem de şu anda yapamam zaten... Annem sağolsun bizimle ve herşey O'na teslim, ben de...


* * *

Ocak ayında da Mehtap'ın ilk 4 hafta listelerini TAM uygulamış ama 5. ve 6. hafta listelerini yapamadan tatile çıkmıştım. Şimdi bir kez daha; 4. haftayı bitirdim başarılı bir şekilde ama 5. (kısmî uyum) ve 6. haftalar yaşanamadı...

Bunun üzüntüsünü yaşıyorum çünkü bu programı kesintisiz "6 hafta prg.+koruma+şaşırtma programları" ile bir bütün olarak uygulamayı hedeflemiştim. Olmadı! Belki gelecek zamanlarda bir buluşma daha yaşanır ama şu an için zamanı belli değil. Öncelikle sağlığıma tamamen kavuşmam gerek...

Bugün itibariyle, belirsiz bir süreliğine, "dikkatli serbestlik" dönemini yaşamaya başladım... En önemli üç nokta var ki zaten hepimiz biliyoruz artık;

  • ne yemeli,
  • nasıl yemeli,
  • ne zaman yemeli...
Spor yapmam uzun bir süre mümkün görünmüyor, hatta tam tersi çok durağan bir dönem geçireceğim. Bu sebeple; gelecek tartılma günüme kadar "kilo verme değil, almama yönünde" çaba göstereceğim.


Sağlıkla kalın...




* MG: Mehtap'lı Günler

10 Mayıs 2010 Pazartesi

MG* Rapor V

Mehtap ile 5. haftayı bitirdim ve çok önemli 6. haftaya başladım.

Bu haftanın önemi; buradaki listeden de anlaşılacağı gibi,  bir nevî arınma süreci özelliği taşıması olacak.

Bu sebeple, ben de bu haftadan maksimum fayda umuyorum. Özellikle 5. haftanın son 3-4 günü yaşadığım abartılar ve sapmalar düşünüldüğünde, yüklendiğim tüm toksinleri atmak için harika bir fırsat olacak.

5. hafta ile ilgili raporuma gelince;

Spor, listelere uyum ama özellikle de motivasyon anlamında -özellikle son 3-4 gündür- dipte olduğum bir hafta idi.

Sebeplerin başında, "bıkkınlık" geliyor. Her ne kadar  -son derece serbest bir programı uyguluyor da olsam- 5. haftanın başından beri; bıkkınlık, bezginlik, motivasyonda düşüş, heyecanı kaybetme gibi bir ruh hali içindeydim.

İşte tam da bu ruh halindeyken, ev ve iş hayatımdaki bazı düzensizlikler ile tepetaklak oluşumun rahatsız ediciliğini tatlılarda, çikolata paketlerinde gidermeye çalıştım...

Oysa bir kaç gün önceki yazımda demişim ki; "En önemli nokta ise; artık canım sıkıldığında veya üzüldüğümde, kızdığımda, çareyi yemekte aramıyorum. Bunlar için farklı farklı planlarım var artık. Yürüyüş, dans, vitrin gezme, internette dolaşma, film izleme veya kitap okuma. O anda içimden ne gelirse, o! Ama asla yemek ile ilgili bir eylem yok!"...

Demek ki; böyle yazılar kaleme almak, "tamam" demek için, benim daha çoook yol almam gerekirmiş! 

5. hafta öyle veya böyle bitti!
Futbolcuların da dediği gibi, "şimdi önümüzdeki maçlara bakıyoruz"...





* MG: Mehtap'lı Günler

4 Mayıs 2010 Salı

yakın hedefe 1 adım

Mayıs 2010 itibariyle, kilom 93.7

İnşallah Haziran'da 80'li rakamlara giriş yapabilirsem -ki bu benim yakın hedefimdi- yolculuğumun ilk etabını tamamlamış olacağım.

Bu sebeple, bu ay "ciddi" olma zamanı...

Ciddiyet, hırs, asılma, inat, odaklanma, inanç, özlem, gurur...

Hepsi ve daha fazlasını işe koşmam lazım bu ay...

İstersem yapabilirim!

3 Mayıs 2010 Pazartesi

MG* Rapor IV

Mehtap'lı Günler 3. hafta bitimi sebebiyle, geçen pazartesi tartılmıştım ve 94,3 kg. idi tartıdaki rakam. Yarın mecburen yine çıkacağım tartıya, ayın 4'ü olması sebebiyle ve bu yüzden, 4. haftanın en güzel özetini yarın tartıdaki rakam verecek aslında...
Fakat yine de, geleceğe not düşmek ve 4. haftada neler yaptığımı kendime hatırlatmak adına yazalım kısaca:

Listelere uyum, spor olarak vasatın biraz üzerindeydi diye özetleyebilirim kısaca 4. haftayı.

Bu hafta içinde 1 gün öğle yemeğinden itibaren, liste dışı yedim, çok yedim, yasaklı şeyler yedim... Sonra oturup "ah/vah" etmektense, "bugünü serbest gün ilân ettim" dedim kendime ve konuyu kapattım! Ertesi gün de kaldığım yerden, bir şey olmamış gibi devam ettim. Diğer günler listeye uyum iyiydi denebilir...


Bunun dışında, bu hafta 3 gün spor yaptım. Bu işi düzenli bir hale getirememiş olmaktan dolayı mutsuzum aslında. İstiyorum ki, en faydalı nasıl olacaksa, onu yapayım. Bunun için de en az 1 saat ayırmam gerekiyor ve ben maalesef ayıramadığım için, o gün sporsuz bitiyor. Halbuki; 1 saat yapacağına, 35' yap, 20' yap ama yap yeter ki! Yok, "ya hep, ya hiç"!!! Kurtulamadım şu huyumdan :(

Su konusu ise, çok başarılı ve çok seviniyorum buna. Çünkü gerçekten de susuz yaşayan biriydim ben. Siyah çay idi tüm sıvı kaynağım, hem de tüm "en alt seviyenin de altındaki" kan değerlerime rağmen! Bu yüzden, şimdi bu sıvı alımını özel değerlendirmeme şaşmamalı :)

5. haftaya gelirsek;


  • 4. haftanın listesi aynen geçerli olacak bu hafta da, yenecek ve yenmeyeceklere oradan bakabilirim.
  • Bu hafta aksam yemeğine çorba ile başlıyorum... "1 dilim ekmek arkadan da bir tabak herhangi bir yemek. Pirincsiz, bulgursuz, hamursuz bir yemek secmeniz gerekiyor ..Istedigimiz herhangi bir corba olabilir ama lutfen ustune yag yakmayin, un kavurarak ya da krema ekleyerek pisirmeyin.. Yani mumkun oldugu kadar basit olsun seciminiz..." der Mehtap bu haftayla ilgili
  • Haftada iki gün havuçlu salata yiyebilirim artık.. "Ama iki gün.. 3 değil.."
  • Sebze seçiminde de dikkatli oluyoruz: Hep bezelye, bakla değil, yapraklı sebzeleri çoğunlukta yemeğe gayret ediyoruz...
  • Salı ve perşembe günleri bir öğün yeşil çorba içeceğim ki Pazar günü istediğim bir tatlıdan küçük bir porsiyon yiyebileyim: bir dilim baklava mı, kazan dibi mi, dondurma mı, 2 küçük parça siyah çikolata(veya ara öğünde badem ve ceviz yemezsem fistıklı veya fındıklı) çikolata mı? Şimdiden düşünmeye başlayayım :)
  • Sabah kahvaltısı aynı listedeki gibi...
  • Su, su, su...
  • Spor, spor, spor
  • Tartılmak yok..

Havalar ısınırken, kalın ve sonnnn derece "kamufle edici" giysilere veda etmek durumundayken, 5. haftama başlıyorum ve çok ama çok mutluyummmm :)))

Darısı tüüüm hafifleme çabasındakilere...


* MG: Mehtap'lı Günler

26 Nisan 2010 Pazartesi

MG* Rapor III

Mehtap'ın programında 3. haftanın sonu demek, "unutmamız gereken tartıları yerinden çıkartma zamanı gelmiş" demek...

Bu sabah oğlumu okuluna yolcu ettikten sonra, 45' yürüdüm bantta. Sonra diğerlerinin okul hazırlıkları ve yolcu edilmelerinin ardından, kendimle baş başa kaldım. Kendimle ve tartıyla...

Şimdi düşünüyorum da, cahillik ne zor şey! Aslında daha da zoru, cahillik ettiğinizi bilmezden gelmek! "Bu da nereden çıktı şimdi?" derseniz; tartıldıktan sonra iç huzuru ile kahvaltımı yaparken, bir yandan da hiç aç kalmadan sağlıklı bir şekilde incelmenin rahatlığı ve mutluluğu ile daldım eskilere...

"Ne aptalca diyetler yaptım ben vakti zamanında" diye geçirdim içimden. "Lahana Diyeti"ni bir daha yap deseler yapar mıyım acaba? Ya İsveç Diyeti'ne ne demeli? Resmen öleceğim sandım, başımda tuhaf bir ağırlık vardı diyet boyunca ve her an sağlığıma kötü bir şey olacak diye bekleyerek (belki psikolojik, belki gerçek) 13 günü tamamladım inatla! Ölmedim ama tövbe ettim, "bir daha mı, asla!" diye... Bu diyeti incelerken 7. gün menüsünde; "sabah: şekersiz çay, öğle: ızgara et (200 gram), taze meyve ve akşam: hiçbir şey" gördüğümde 'nasıl yani?' demiştim... Bir de 2. gün menüsünde "öğle: 1 dilim salam, 100 gram yoğurt" vardı! Salam ya, salam! Buna rağmen 13 günü bitirdim, kaç kilo verdiğimi hatırlamıyorum şimdi ama sonra kat be kat fazlasını aldım tabii ki!

Ne büyük salaklık, ne büyük ahmaklık... Sen götür tatlıları, börekleri lüp lüp, sonra da elalemin senin gibi salaklar için uydurduğu bu akla ziyan safsatalara, şarlatanlıklara inan, kendine de etrafındakilere de eza çektir!

Neyse ki, şükürler olsun ki, bitti o "okumuş cahillik dönemi"... Şimdi "mantık" işbaşında ve her şey olması gerektiği gibi. Yani;


  • Hiç aç kalmadan sağlıklı ve bilinçli besleniyorum, sadece kendim değil, tüm ailem ve çevremdekileri de bu konularda bilinçlendirmek için elimden geleni yapıyorum...
  • Mümkün olduğunca fazla hareket ediyorum, yaz geldiğinde ailecek spor yapabileceğimiz imkânlar daha da artacak, bunun için sabırsızlanıyorum. Spor artık işkence değil, zevk benim için...
  • En önemli nokta ise; artık canım sıkıldığında veya üzüldüğümde, kızdığımda, çareyi yemekte aramıyorum. Bunlar için farklı farklı planlarım var artık. Yürüyüş, dans, vitrin gezme, internette dolaşma, film izleme veya kitap okuma. O anda içimden ne gelirse, o! Ama asla yemek ile ilgili bir eylem yok!

Tüm bunlardan "ben bu işi mükemmel yapıyorum artık" sonucu falan çıkmasın... Kaçamaklarım oluyor ve olacak da, işin -bence-tadı tuzu onlar... Ama nerede duracağımı biliyorum, dizginler benim elimde ve kaptırmaya niyetim yok, hepsi bu!

Gelelim sadede :)

5 Nisan 2010'da "96,3 kg". ile başladığım Mehtap'lı Günler'de 3. haftayı;


  • Listelere % 95 uyum (ne yenecek, ne zaman yenecek),
  • Yasaklara %75 uyum (tatlı, çikolata, et yerine kıyma, light yerine normal, vs.),
  • Tavsiye edilen sıvı alımına %99 uyum (su, metabolizma çayı, yeşil çay),
  • Tavsiye edilen hareketliliğe %85 uyum (3 haftada birkaç fire)
ile, "-2 kg." vererek tamamlamış bulunuyorum.

4. hafta ile yola devam...

4. haftanın kuralları, az sonraaaa...




*MG: Mehtap'lı Günler

19 Nisan 2010 Pazartesi

MG* Rapor II

Mehtap'lı Günler'in ilk 15 gününü tamamladım.

Eksilerim:

  1. İlk 15 gün pirinç, bulgur yok: Pilav olarak değil ama 1-2 sefer çorbanın içinde pirinç ve sebze yemeğinin içinde bulgur yedim.
  2. Kıyma yok: Evde pişirdiğim kıymalı sebze yemeklerinden, mecburen ben de yedim. Fakat pişirirken kıymanın yağı ile yetindim (zaten yağsız idi) ve tekrar yağ koymadım.
  3. Köfte yok: Geçen akşam evde yaptığım, tambuğday ve çavdar ekmekle hazırlanmış köftelerden 4 adet yedim.
  4. Muhallebi, tatlı yok: Tramisu'dan tırtıkladım.
  5. Sucuk yok: Dün pazar kahvaltısında 1 adet ince kesilmiş sucuğu -eşimin ısrarları ile- yedim.
  6. Mumkunse light yogurt, peynir ve sut tuketiyoruz: Eve light ürün sokmuyorum. Sütü "sokak sütü" tabir edilen kapıya gelen sütçümden alıyor, kaynatıyorum. Tencerede iyice soğuyana kadar tüm kaymaklarını bir kahvaltı kasesinde topluyorum (özellikle çocuklarım bayılıyor buna). Yoğurdumu da yağı mümkün olduğunca alınmış bu sütten yapıyorum, kaymaklı olmuyor. Peynir de; alışık olduğum tattan taviz veremediğim, öbür türlü peynir yiyemeyeceğim için, klasik ezine beyaz peynir... Miktar belki daha az ama maalesef yağlı...
  7. Her zaman yediginizden daha azini ama mutlaka daha azini koyun tabaginiza: Zaman zaman; sadece sebze de olsa, salata da olsa çok kaçırdım. Nasılsa sebze diye önemsemedim ama maksat bir yandan da mideyi küçültmekse, dikkatli olmak lazım aslında...

sanırım bu kadar :(

Şimdi de Artılarım:

  1. Hmm... En önemli "aferin"im; Mehtap'la 2 hafta, son kararlı başlangıcımın üzerinden 4 hafta geçti ve her zaman "amaan, hadi boşver, ye gitsin, yarın tekrar başlarsın" diyen içimdeki "nefs" bu sefer sesini çok çıkaramadı. Çıkaracak oldu ama baktı kimse duymuyor sustu! Yukarıda yazdığım mini kaçamakları önemsemiyorum bile ben... Çünkü bunların kat be katını yaşardım başka zaman olsa ve sonra da "battı balık" diye o günü aklımda bile olmayan yiyeceklerle tamamlardım. Ertesi gün de baştan başlardım! Bu seferin başka olacağının en büyük delili, işte "bu duruşum" bence :))
  2. Listelere uymada ciddi gayret vardı. Öğle yemeğimi, yeşil çayıma - metabolizma çayıma varana kadar yanımda taşıdım. Ara öğünlerimi de öyle...
  3. Ennn büyük sorunum olan "akşam yemeğinden sonraki çay faslı", biraz biraz yoluna girdi. En azından kriz şeklinde gelip, kendimi nutalla kavanozu elimde bulmuyorum... Eğer çok kıvranıyorsam, 2 kayısı arası ceviz ile gideriyorum isteğimi... (Şunu söylemeden geçemeyeceğim; çiftlikten gelen günkurusu kayısı da baklavayı aratmıyor yalnız! 2 tane yeseniz, yetiyor.. tavsiye ederim :))
  4. Su, su, su... 8-10 bardak su içmezseniz olmaz! İçiyorum; hem de -eskisi gibi- içim bir tuhaf olarak değil, lıkır lıkır, isteyerek...
  5. "Sebze olarak, havuc, pancar, bezelye, bruxel lahanasi, cok olgun domates yemiyoruz" demiş Mehtap, yemedim...
  6. Şeker zaten kullanmıyorum.
  7. Hareketlilik konusunda da iyiydim aslında... Henüz çok düzenli olamasa spor programım, 1-2 fire vermiş olsa da haftada; yürüyorum, dans ediyorum, yer hareketleri ile bölgesel çalışıyorum... Bir reklamda kullanılan, "Bugün olmayacak, ama bir gün olacak" benim de sloganım... Her gün ayna karşısına geçtiğimde, bunu söylüyorum kendime: "bir günde gelmedin ki bu duruma, 1 günde düzelesin..." Sabır... Azim...
  8. Hiç tartılmadım.

Neyse.. Artılarım eksilerimden 1 fazla çıktı :) Bu da gidişatın güzel olduğunu gösteriyor bence ama bunu haftaya pazartesi günü, tartılma gününde göreceğiz aslında...

Gelelim bu haftaya:

  • Yaşasın, bu hafta kahvaltıda 1 gün, 1/2 simit ile beyaz peynirn var:)) Hani cumartesi günü gelen krizde gönlümden geçirdiğim gibi, sınırsız değil ama olsun... Ben o yarım simidi koklaya koklaya nasıl yerimmm... Sabah okula gelirken, yakındaki simit fırınında durdum, "şimdiden alayım da simidimi" dedim "nasılsa fırında çıtır hale getireceğim... dönüşte fırın kapalı falan olur; aklımda duracağına, midemde dursun hesabı :))" Yani yarın sabah ziyafet var :)
  • Kahvaltı çeşitlemelerine devam. Mesela ben bugün kahvaltımı; 4 kaşık müsli (şekersiz, kuru meyveli) ile süt ve sade filtre kahve ile yaptım. Çok da iyi geldi. Haftada 2 gün yumurta yemeyi düşünüyorum, yumurta yediğim gün peynir yemiyorum... Sonra "1 gün lor&ekmek," "1 gün kaymak&pekmez&ekmek", "1 gün de evde yapilmis en basitinden kek ve çay/sütlü kahve"... Ee, hafta bitti zaten...
  • Ekmekler çeşitli olacak yine...
  • "Peynir seciminiz daha cok yagsiz beyaz peynir, lor, cokelek, edirne peyniri olmali. En az da krem, kasar, gravyer, rokfor, cheddar yiyin.." diyor Mehtap.
  • Siyah zeytin yerine bu hafta yesil zeytini tercih edeceğim..
  • Ara öğünlerde bu hafta daha cok yogurt-biskuvi, yogurt –meyve, meyve-biskuvi tercih etmem lazım... Elma ve portakal hep yediğim meyveler, küçük bulursam, çilek de alabilirim veya kivi de olabilir...
  • En az 1 öğünde çorba içeceğim: kremasız olacak, un kavrulmamış olacak...1 kaşık bulgur eklenmiş sebze corbası, yayla ve ezogelin çorbası, daha az olarak tarhana...
  • Et olarak balık, tavuk ve hindi olacak tercihim...
  • "Balık seçiminde de bu hafta biraz daha dikkatli davranıyoruz. Kalkan, uskumru, palamut, somon gibi yağlı balıklar yerine, levrek veya dil balığı gibi daha az yağlı olanları tercih ediyoruz."
  • "Sebzelerden bu hafta lutfen ispanak, kabak, bamya, karnabahar, kuskonmaz, pazi, lahana, broccoli, yesil biberi tercih edin.. ispanakli yumurta yapin ornegin.."
  • "Bezelye, enginar, kereviz, bruksel lahanasi, bakla, yer elmasi, havuc papates ve kirmizi biber grubundan sadece birini veya ikisini bir kez pisirin.."
  • "Bu hafta avokado yemeyin."
  • "Yogurdu mutlaka az yagli ve kaymaksiz olandan tercih edin. Bir kaseden fazla yemeyin."
  • "İkinci ara öğünde de badem, ceviz ve fındık miktarını azaltıp, yoğurt ve meyve, meyve ve bisküvi yiyin. Ya da 1 bardak az yağlı süt icin"

der Mehtap...

  • Adaçayı yerine ıhlamur öneriyor.
  • Ben zaten kullanmıyorum ama süttozunu da önermiyor, süt ekleyin diyor.
  • Hareket, su kesinlikle olmazsa olmazlar..

veee bu haftanın asıl önemlisi;

  • Persembe-Cuma-Cumartesi günü, günde sadece 1 öğün (ben akşamları içmeyi düşünüyorum) "yeşil çorba" içecegiz, diğer öğünleri aynen uygulayacagiz...

(yeşil çorbanın tarifi burada)

Yol haritası elimizde. Hadi bakalım, bu haftayı da yüz akıyla bitirelim de, tartıyla buluşmaya hoplaya zıplaya gidelim :))



*MG: Mehtaplı Günler

12 Nisan 2010 Pazartesi

MG* Rapor I

Mehtap'lı Günler'in 1. haftası bitti. Rapor veriyorum:

  1. Genel olarak başarılı idi. Tek tük liste dışı oldu ki SAYILMAZ :))
  2. Spor süper gitti... Leslie ile 3 millik yürüyorum. 3 millik  videolarını değiştirerek yapıyorum. Bu hafta da 3 millik gidip, haftaya 4 milliklere geçmeyi düşünüyorum. Ayrıca akşamları da yatmadan önce bölgesel, özellikle de alt bölge çalışmalarına başladım. Yine Leslie'nin videosu ile veya kendi bildiğim hareketleri setler halinde tekrarlayarak yapıyorum bu çalışmayı. Nasıl etki ediyor vücuduma bilmiyorum ama bildiğim, psikolojime çok iyi geldiği...
  3. Bir diyetin olmazsa olmazı sıvı alımına gelince: çok iyi... 2 lt. su alımını tamamlamaya çalışıyorum. Su içmeyi çok sevmezdim aslında ama anladım ki; suyu  içtikçe içesi geliyormuş insanın... Bunun yanında; yeşil çay, metabolizma çayı, 5'li çay da bolcana tükettiğim sıvılardan...
2. hafta için kendime ve tüm diğer yolculuktaki arkadaşlara kolaylıklar...


*MG: Mehtaplı Günler