Detoksta 7. Gün
Bu sabah sebze suyumu içerken, yarın normal kahvaltıya geçeceğimi düşündüm ama içimde sevinç dalgası falan olmadı. Şöyle bir yokladım da kendimi, canım da pek istemiyor. Yani o an itibariyle sofraya otursam, “ne yesem… yesem mi yemesem mi?” diye mızmızlanabilirdim bile. Sebze suyu içmekten de pek mutlu olduğum söylenemez ama şu andaki sistemin vücuduma çok iyi geldiğine inanıyorum. Bu psikolojik inancın etkisinden olsa gerek, normal beslenmeye geçişte dellenmeler yaşamayacağımı umut ediyorum :))
Dün akşam yazdığım “sabah ve gece yatarken yürüme” kararımın daha mürekkebi kurumadan fikir değiştirdim tipik terazi olarak(!) Nedenlerini de kendime şöyle sıraladım:
1. Şu anda detoks programındasın ve programı sarsacak ani, farklı bir hareket yapmamalısın. Günde 1 sefer yürüyüş yeterlidir şimdilik.
2. Gece yatmadan yapmayı düşündüğüm yürüyüş, gece işlerimin bitmemesi sebebiyle, saat 01.00’lere sarktığı için iptal edildi. Çünkü 01.00–01.45 arası yürü, sonra sabah kalk 06.30’da bir daha yürü. Saçma!
3. 2 numarada bahsi geçen sebepten dolayı, yürüyüş zamanlarını sabah ve akşam yemeğinden önce ya da sabah ve akşam yemeğinden 2 saat sonra yapmak uygundur, gece yatmadan evvel kararı kesinlikle iptaldir.
Bu akşam işlerimi erken bitirmek ve sonrasında kendime zaman ayırmak; biraz müzik dinlemek, aromatik kokular, mum ışığı ve içimdeki sessizlikle baş başa kalmak, belki masaj veya yoga… Kendimi şımartmak, biraz erken uykuya dalmak ve sabah bomba gibi uyanmak istiyorum.
Arınma Günleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Arınma Günleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
31 Mart 2010 Çarşamba
29 Mart 2010 Pazartesi
Arınma Günlerim 3
Bugün 5. günüm.
Sabah sebze suyumu içerken biraz zorlandım! Derin nefes ala ala içtim. Ama hep olumlu düşünmeye çalışarak; içtiğim bu sebze suyunun içimi temizlediğini bilerek, hissederek... Çünkü, "sebze suyu temizler, meyve suyu besler"miş ya... Şifa niyetine!
Dün sabahki kahvaltım: pancar, ıspanak, beyaz lahana, yeşil elma, havuç...
Bugünküne maydanoz da ekledim...
Unutmadan; havuç olduğı için, içine 1 tatlı kaşığı sızma z. yağı eklemeyi unutmuyoruz.
Sabah sebze suyumu içerken biraz zorlandım! Derin nefes ala ala içtim. Ama hep olumlu düşünmeye çalışarak; içtiğim bu sebze suyunun içimi temizlediğini bilerek, hissederek... Çünkü, "sebze suyu temizler, meyve suyu besler"miş ya... Şifa niyetine!
Dün sabahki kahvaltım: pancar, ıspanak, beyaz lahana, yeşil elma, havuç...
Bugünküne maydanoz da ekledim...
Unutmadan; havuç olduğı için, içine 1 tatlı kaşığı sızma z. yağı eklemeyi unutmuyoruz.
26 Mart 2010 Cuma
Arınma Günlerim 2
2. günümdeyim.
Ruh halim çok iyi. Kendine verdiğin sözü tutmanın hafifliği mi desem, yapabiliyor olmanın verdiği mutluluk mu bilmiyorum... Bildiğim, o kararlı hâlim geri geldi!
Fiziksel olarak yorgunluk var biraz, ki sanırım malum dönemle ilgili o da. Bir iki güne geçer.
Bu yorgunluk sebebiyle, 2 sabahtır saati spor için kurmama rağmen kalkamadım. 3 farklı zamana kurmuştum alarmı, 3ünü de kapattım, daha doğrusu kapatmışım, hatırlamıyorum :(( En son okul saatine kurulu alarm çalınca fırladım! Az daha çocukları okula hazırlamaya geç kalıyordum. Öyle bir uyku ve pestillik hâli yani...
2 gündür evde olmam şans. Beslenme saatlerim bu yüzden çok düzenli. Yemek listemi diğer bloguma yazıyorum, anı olarak kalsın diye :))
Bu hafta bitince, tartının ibresi aşağıya doğru çevrilince, "başarıyorum" duygu ve görüntüsü kendini hissettirince, o bloga da buradan link verebilirim belki. Çünkü ancak o zaman bir değeri olur, mücadelenin canlı tanık blogu(!) sıfatıyla…
***
Sabahları, evde olan sebzeleri sıkıyorum katı meyve presinde. Beyaz lahana, maydanoz, pazı, elma, havuç ve bunlara 1 tatlı kaşığı z.yağ ekliyorum ki, havuçtaki A vitaminini alabileyim.
Yarın semt pazarına veya markete gideceğim:
sabahları sıkmak için:lahana, elma, havuç, ıspanak, pancar, maydanoz,
salata için: ıspanak, maydanoz, tere, roka, kıvırcık,
yemek için: brokoli, karnabahar, enginar, vs.. alacağım...
***
Mercimek çorbamda un, yağ yok... Düdüklüde pişirdim ve blendrdan geçirdim. Tuzsuz çok zor yedim ki; çorbaya, hele de mercimek çorbasına bayılırım aslında... Bol limon sıktım içine, dün akşam pul biber attım, bugün onu da yapmadım ve sadece 4-5 kaşık içebildim, bıraktım. Hazır canım istemiyor, zorlamanın ne gereği var canım :)
***
Yemeklerimi,
Öğle yemeğinden 2 saat sonra 1 meyve yedim, dün de bugün de... 2 meyve de olabilir sanırım ama istemedi canım... Tek meyve saatim bu.
***
Saat 16.00-17.00'de yeşil çay ile beraber; hurma, incir, kayısı, ceviz, fındık, badem, siyah üzüm yenebilir. Dün uyuduğum için bu saati kaçırdım. Akşam yemeğini erken yedik, ben de akşam yemeğinden sonra siyah üzüm ve sarı leblebi yedim. Saat: 20.00'de yeme eylemi bitmişti... Belki yine öyle yaparım, bilmiyorum.
Kampta, bu kuruyemiş faslı saat 17.00'deydi. 20.00'den sonra bir şey yenmiyordu. Ama kendi sitelerinde akşam 21.00'e kadar bu bahsettiğim kuruyemişlerin yeşil çayla yenebileceği söyleniyor.
Yani, içinden nasıl geliyorsa, öyle yap.
İçindeki ses -ama taâ içindeki- seni kandırmaz, nefsin istese bile!
***
Burada "nefs" ile ilgili güzel bir yazı var. Yazının sahibiyle de tanışın ve irade ne imiş, isteyince nasıl olurmuş, bir kez daha tanık olun...
Ben hayran oldum. Hem iradeye, hem tarza...
Ruh halim çok iyi. Kendine verdiğin sözü tutmanın hafifliği mi desem, yapabiliyor olmanın verdiği mutluluk mu bilmiyorum... Bildiğim, o kararlı hâlim geri geldi!
Fiziksel olarak yorgunluk var biraz, ki sanırım malum dönemle ilgili o da. Bir iki güne geçer.
Bu yorgunluk sebebiyle, 2 sabahtır saati spor için kurmama rağmen kalkamadım. 3 farklı zamana kurmuştum alarmı, 3ünü de kapattım, daha doğrusu kapatmışım, hatırlamıyorum :(( En son okul saatine kurulu alarm çalınca fırladım! Az daha çocukları okula hazırlamaya geç kalıyordum. Öyle bir uyku ve pestillik hâli yani...
2 gündür evde olmam şans. Beslenme saatlerim bu yüzden çok düzenli. Yemek listemi diğer bloguma yazıyorum, anı olarak kalsın diye :))
Bu hafta bitince, tartının ibresi aşağıya doğru çevrilince, "başarıyorum" duygu ve görüntüsü kendini hissettirince, o bloga da buradan link verebilirim belki. Çünkü ancak o zaman bir değeri olur, mücadelenin canlı tanık blogu(!) sıfatıyla…
***
Sabahları, evde olan sebzeleri sıkıyorum katı meyve presinde. Beyaz lahana, maydanoz, pazı, elma, havuç ve bunlara 1 tatlı kaşığı z.yağ ekliyorum ki, havuçtaki A vitaminini alabileyim.
Yarın semt pazarına veya markete gideceğim:
sabahları sıkmak için:lahana, elma, havuç, ıspanak, pancar, maydanoz,
salata için: ıspanak, maydanoz, tere, roka, kıvırcık,
yemek için: brokoli, karnabahar, enginar, vs.. alacağım...
***
Mercimek çorbamda un, yağ yok... Düdüklüde pişirdim ve blendrdan geçirdim. Tuzsuz çok zor yedim ki; çorbaya, hele de mercimek çorbasına bayılırım aslında... Bol limon sıktım içine, dün akşam pul biber attım, bugün onu da yapmadım ve sadece 4-5 kaşık içebildim, bıraktım. Hazır canım istemiyor, zorlamanın ne gereği var canım :)
***
Yemeklerimi,
- düdüklüde,
- kendi suyuyla veya gerekirse 1/4 çay bardağı su ekleyerek,
- 1 kaşık z. yağ ile
- tuzsuz,
- pişme derecesi çok az
olacak şekilde pişiriyorum.
***
Salatama Antep'ten gelen nar ekşisinden koyuyorum. Aslında elma sirkesi ve limon da kullanmam lazım. Ama nar ekşisini çoook seviyorum. Bir de bu acaip bir şey (şimdi yazarken bile ağzım sulandı:)) şişeyi kafama dikip içesim var, öyle hoş bir lezzet yani... Galiba "tatlı nar"dan yapılanlar böyle oluyormuş. Yalan olmasın, eşim öyle söyledi. O'na söyleyenlerin yalancısıyız biz de :))
Bugün öğleyin kıvırcık salata yaptım, üzerine maydanoz ve dereotunu bütün koydum. 3 adet kırma yeşil zeytin (çiftlikten gelen) ve 2 cevizi de elimle kırıp üzerine serpiştirdim. Ceviz ve zeytin olduğu için, z.yağı koymadım. Sadece nar ekşisi............................:)))))
***
Öğle yemeğinden 2 saat sonra 1 meyve yedim, dün de bugün de... 2 meyve de olabilir sanırım ama istemedi canım... Tek meyve saatim bu.
***
Saat 16.00-17.00'de yeşil çay ile beraber; hurma, incir, kayısı, ceviz, fındık, badem, siyah üzüm yenebilir. Dün uyuduğum için bu saati kaçırdım. Akşam yemeğini erken yedik, ben de akşam yemeğinden sonra siyah üzüm ve sarı leblebi yedim. Saat: 20.00'de yeme eylemi bitmişti... Belki yine öyle yaparım, bilmiyorum.
Kampta, bu kuruyemiş faslı saat 17.00'deydi. 20.00'den sonra bir şey yenmiyordu. Ama kendi sitelerinde akşam 21.00'e kadar bu bahsettiğim kuruyemişlerin yeşil çayla yenebileceği söyleniyor.
Yani, içinden nasıl geliyorsa, öyle yap.
İçindeki ses -ama taâ içindeki- seni kandırmaz, nefsin istese bile!
***
Burada "nefs" ile ilgili güzel bir yazı var. Yazının sahibiyle de tanışın ve irade ne imiş, isteyince nasıl olurmuş, bir kez daha tanık olun...
Ben hayran oldum. Hem iradeye, hem tarza...
25 Mart 2010 Perşembe
Arınma Günlerim 1
Nihayet, döne döne bir yön tutturdum.
Derler ya, 'Rotası olmayan gemiye hiçbir rüzgar yardım edemez' diye... Aynen öyle!
12 Mart'da bir blog daha tutmaya başladım; ne yedim, ne içtim, neler yaptım, hangi moddaydım, vs... Şimdi bakıyorum oraya yazdıklarıma, daha 15 gün olmamış başlayalı, 3 türlü havaya dönmüşüm.
"Vay canına sayın seyirciler!"
12-15 Mart Mehtap'la,
20-24 Mart DKZ ile,
25-? Mart Detoks ile
yola devam...
Dönüş hızıma ben bile şaşırıyorum.
* * *
Ne demiştik: "Ruh ve Beden Temizliği"
Başladım.
Detay versem mi, yoksa "herkesin temizliği kendine" deyip açmasam mı mevzuyu fazla?
Burada yaptıklarım, sadece benim temizlik anlayışıma göredir.
Kendi bünyeme göre, kapasiteme göre, inancıma göre, vs...
Bir başkasına uymaz. Başkasınınkinin bana uymayacağı gibi...
Geçen sene katıldığım kampta yaşadığım tecrübeyi rehber aldım ama oradaki uygulamaların hepsini de birebir yapmayacağım. Karaciğer, safra temizliği de önemliydi orada... Bunun için sabah akşam "lavman" yapılıyordu. Bir de son günden 1 gece önce z.yağı ve limon içilmişti... Bunları yapmayacağım bu sefer.
Yapacaklarım;
Kampta her öğün yediklerimizi not almıştım. Doktor kontrolünde yapıldığı için, o listeyi paylaşabilirim aslında...
Şimdi öğle yemeği zamanı:
(Mercimek Çorbası, Z. yağlı bakla, 1 dilim ekmek, Yeşillik)
Yemekten sonra, yazmaya devam.
Derler ya, 'Rotası olmayan gemiye hiçbir rüzgar yardım edemez' diye... Aynen öyle!
12 Mart'da bir blog daha tutmaya başladım; ne yedim, ne içtim, neler yaptım, hangi moddaydım, vs... Şimdi bakıyorum oraya yazdıklarıma, daha 15 gün olmamış başlayalı, 3 türlü havaya dönmüşüm.
"Vay canına sayın seyirciler!"
12-15 Mart Mehtap'la,
20-24 Mart DKZ ile,
25-? Mart Detoks ile
yola devam...
Dönüş hızıma ben bile şaşırıyorum.
* * *
Ne demiştik: "Ruh ve Beden Temizliği"
Başladım.
Detay versem mi, yoksa "herkesin temizliği kendine" deyip açmasam mı mevzuyu fazla?
Burada yaptıklarım, sadece benim temizlik anlayışıma göredir.
Kendi bünyeme göre, kapasiteme göre, inancıma göre, vs...
Bir başkasına uymaz. Başkasınınkinin bana uymayacağı gibi...
Geçen sene katıldığım kampta yaşadığım tecrübeyi rehber aldım ama oradaki uygulamaların hepsini de birebir yapmayacağım. Karaciğer, safra temizliği de önemliydi orada... Bunun için sabah akşam "lavman" yapılıyordu. Bir de son günden 1 gece önce z.yağı ve limon içilmişti... Bunları yapmayacağım bu sefer.
Yapacaklarım;
- bol çiğ sebze, sebze suyu, meyve(sayılı) ile beslenmek
- doğal ve ev yapımı beslenmek, konvansiyonel gıda almamak
- et, süt, yumurta, peynir, yoğurt... yani hayvansal gıda yememek
- siyah çay, kahve, şekerli, boyalı, gazlı içecekler içmemek
- yeşil çay (demleme usulü) serbest, limonlu veya 1 küçük kaşık bal olabilir (ben balsız içiyorum)... yeşil çayın içine (zahter, tarçın, karanfil...) ne isterseniz ekleyebilirisiniz demlerken.
- Sabah erken kalkıp, hafif yürüyüş, egzersizler, yoga, esneme hareketleri yapmak (1 saat)
- Erken yatmak (saat 10.00-10.30)
- Ruhu da beslemek, sizinki nasıl besleniyorsa...
Kampta her öğün yediklerimizi not almıştım. Doktor kontrolünde yapıldığı için, o listeyi paylaşabilirim aslında...
Şimdi öğle yemeği zamanı:
(Mercimek Çorbası, Z. yağlı bakla, 1 dilim ekmek, Yeşillik)
Yemekten sonra, yazmaya devam.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
