10 Mayıs 2010 Pazartesi
MG* Rapor V
Bu haftanın önemi; buradaki listeden de anlaşılacağı gibi, bir nevî arınma süreci özelliği taşıması olacak.
Bu sebeple, ben de bu haftadan maksimum fayda umuyorum. Özellikle 5. haftanın son 3-4 günü yaşadığım abartılar ve sapmalar düşünüldüğünde, yüklendiğim tüm toksinleri atmak için harika bir fırsat olacak.
5. hafta ile ilgili raporuma gelince;
Spor, listelere uyum ama özellikle de motivasyon anlamında -özellikle son 3-4 gündür- dipte olduğum bir hafta idi.
Sebeplerin başında, "bıkkınlık" geliyor. Her ne kadar -son derece serbest bir programı uyguluyor da olsam- 5. haftanın başından beri; bıkkınlık, bezginlik, motivasyonda düşüş, heyecanı kaybetme gibi bir ruh hali içindeydim.
İşte tam da bu ruh halindeyken, ev ve iş hayatımdaki bazı düzensizlikler ile tepetaklak oluşumun rahatsız ediciliğini tatlılarda, çikolata paketlerinde gidermeye çalıştım...
Oysa bir kaç gün önceki yazımda demişim ki; "En önemli nokta ise; artık canım sıkıldığında veya üzüldüğümde, kızdığımda, çareyi yemekte aramıyorum. Bunlar için farklı farklı planlarım var artık. Yürüyüş, dans, vitrin gezme, internette dolaşma, film izleme veya kitap okuma. O anda içimden ne gelirse, o! Ama asla yemek ile ilgili bir eylem yok!"...
Demek ki; böyle yazılar kaleme almak, "tamam" demek için, benim daha çoook yol almam gerekirmiş!
5. hafta öyle veya böyle bitti!
Futbolcuların da dediği gibi, "şimdi önümüzdeki maçlara bakıyoruz"...
* MG: Mehtap'lı Günler
3 Mayıs 2010 Pazartesi
MG* Rapor IV
Fakat yine de, geleceğe not düşmek ve 4. haftada neler yaptığımı kendime hatırlatmak adına yazalım kısaca:
Listelere uyum, spor olarak vasatın biraz üzerindeydi diye özetleyebilirim kısaca 4. haftayı.
Bu hafta içinde 1 gün öğle yemeğinden itibaren, liste dışı yedim, çok yedim, yasaklı şeyler yedim... Sonra oturup "ah/vah" etmektense, "bugünü serbest gün ilân ettim" dedim kendime ve konuyu kapattım! Ertesi gün de kaldığım yerden, bir şey olmamış gibi devam ettim. Diğer günler listeye uyum iyiydi denebilir...
Bunun dışında, bu hafta 3 gün spor yaptım. Bu işi düzenli bir hale getirememiş olmaktan dolayı mutsuzum aslında. İstiyorum ki, en faydalı nasıl olacaksa, onu yapayım. Bunun için de en az 1 saat ayırmam gerekiyor ve ben maalesef ayıramadığım için, o gün sporsuz bitiyor. Halbuki; 1 saat yapacağına, 35' yap, 20' yap ama yap yeter ki! Yok, "ya hep, ya hiç"!!! Kurtulamadım şu huyumdan :(
Su konusu ise, çok başarılı ve çok seviniyorum buna. Çünkü gerçekten de susuz yaşayan biriydim ben. Siyah çay idi tüm sıvı kaynağım, hem de tüm "en alt seviyenin de altındaki" kan değerlerime rağmen! Bu yüzden, şimdi bu sıvı alımını özel değerlendirmeme şaşmamalı :)
5. haftaya gelirsek;
- 4. haftanın listesi aynen geçerli olacak bu hafta da, yenecek ve yenmeyeceklere oradan bakabilirim.
- Bu hafta aksam yemeğine çorba ile başlıyorum... "1 dilim ekmek arkadan da bir tabak herhangi bir yemek. Pirincsiz, bulgursuz, hamursuz bir yemek secmeniz gerekiyor ..Istedigimiz herhangi bir corba olabilir ama lutfen ustune yag yakmayin, un kavurarak ya da krema ekleyerek pisirmeyin.. Yani mumkun oldugu kadar basit olsun seciminiz..." der Mehtap bu haftayla ilgili
- Haftada iki gün havuçlu salata yiyebilirim artık.. "Ama iki gün.. 3 değil.."
- Sebze seçiminde de dikkatli oluyoruz: Hep bezelye, bakla değil, yapraklı sebzeleri çoğunlukta yemeğe gayret ediyoruz...
- Salı ve perşembe günleri bir öğün yeşil çorba içeceğim ki Pazar günü istediğim bir tatlıdan küçük bir porsiyon yiyebileyim: bir dilim baklava mı, kazan dibi mi, dondurma mı, 2 küçük parça siyah çikolata(veya ara öğünde badem ve ceviz yemezsem fistıklı veya fındıklı) çikolata mı? Şimdiden düşünmeye başlayayım :)
- Sabah kahvaltısı aynı listedeki gibi...
- Su, su, su...
- Spor, spor, spor
- Tartılmak yok..
Havalar ısınırken, kalın ve sonnnn derece "kamufle edici" giysilere veda etmek durumundayken, 5. haftama başlıyorum ve çok ama çok mutluyummmm :)))
Darısı tüüüm hafifleme çabasındakilere...
* MG: Mehtap'lı Günler
26 Nisan 2010 Pazartesi
MG* 4. hafta
Geçen ocak ayında aynı listeyi uyguladığımda, 3 haftada 3,5 kg. vermiştim. Yalnız o dönemde, çılgın yeme modunda 98 kg. olmuş, sonrasında bu listelere başlamıştım. Yani eğri üst seviyedeyken, aşağılara inmesi de kolay olmuştu. Çünkü - o zaman da yazdığım gibi- son alınan kilolar yer yapmadan çok çabuk verilebiliyor ve ayrıca vermeniz gereken kilo ne kadar çoksa, başlangıçta o kadar hızlı kilo kaybı gerçekleşiyor.
Bugün 4. haftaya başladım. Neler var bu hafta, bakalım:
- Kahvaltı aynı. Siyah zeytine kavuşabilirim, geçen hafta yeşil yemiştim.
- Ara öğünler aynı. Meyveyi tek başına yemeyeceğim.. Hep aynı meyveleri yemeyeceğim. Geçen hafta listeden çıkan; ceviz, fındık, badem, vs. yine listede olacak.."Degisik renkli meyvelerden meyve salatasi yapin ve 5 adet badem, 1 ceviz koyun icine ornegin.." sözüne kulak vereceğim bu hafta...
- Etli veya etsiz sebze yemekleri.. Yağ yine ölçülü ve çoook az..UNUTMA!
- Öğle yemeğinde yenilik: BU HAFTA 2 GÜN, SEBZE YEMEĞİNİN YANINDA 2 KAŞIK BULGUR (pirinç de veriyor ama ben ille de bulgur diyenlerdenim:))
- "Cumartesi veya Pazar gunu oglen yemeginizde, kuru fasulye, yesil mercimek veya nohut yemegi pisirebilirsiniz.. Pilavla yiyecekseniz hakkiniz 4 kasik, pilavsiz yiyecekseniz, o zaman 1 incecik dilim ekmek ve 5 kasik yemek yiyebilirsiniz.." der Mehtap. Yemek değil de piyaz şeklinde de tüketebilirsiniz baklagilinizi...
- Tartılar yine ulaşılamaz noktalara kalkmalı ama mayısın 4'ünde rutin tartılmam var, sonrasında; Mehtap'lı Günler'in 6. haftası bitene kadar (17 mayıs) tartılmak yok!
bir alıntıyla bitirelim o halde:
Hadi bakalım, kolay gelsin...
MG* Rapor III
Bu sabah oğlumu okuluna yolcu ettikten sonra, 45' yürüdüm bantta. Sonra diğerlerinin okul hazırlıkları ve yolcu edilmelerinin ardından, kendimle baş başa kaldım. Kendimle ve tartıyla...
Şimdi düşünüyorum da, cahillik ne zor şey! Aslında daha da zoru, cahillik ettiğinizi bilmezden gelmek! "Bu da nereden çıktı şimdi?" derseniz; tartıldıktan sonra iç huzuru ile kahvaltımı yaparken, bir yandan da hiç aç kalmadan sağlıklı bir şekilde incelmenin rahatlığı ve mutluluğu ile daldım eskilere...
"Ne aptalca diyetler yaptım ben vakti zamanında" diye geçirdim içimden. "Lahana Diyeti"ni bir daha yap deseler yapar mıyım acaba? Ya İsveç Diyeti'ne ne demeli? Resmen öleceğim sandım, başımda tuhaf bir ağırlık vardı diyet boyunca ve her an sağlığıma kötü bir şey olacak diye bekleyerek (belki psikolojik, belki gerçek) 13 günü tamamladım inatla! Ölmedim ama tövbe ettim, "bir daha mı, asla!" diye... Bu diyeti incelerken 7. gün menüsünde; "sabah: şekersiz çay, öğle: ızgara et (200 gram), taze meyve ve akşam: hiçbir şey" gördüğümde 'nasıl yani?' demiştim... Bir de 2. gün menüsünde "öğle: 1 dilim salam, 100 gram yoğurt" vardı! Salam ya, salam! Buna rağmen 13 günü bitirdim, kaç kilo verdiğimi hatırlamıyorum şimdi ama sonra kat be kat fazlasını aldım tabii ki!
Ne büyük salaklık, ne büyük ahmaklık... Sen götür tatlıları, börekleri lüp lüp, sonra da elalemin senin gibi salaklar için uydurduğu bu akla ziyan safsatalara, şarlatanlıklara inan, kendine de etrafındakilere de eza çektir!
Neyse ki, şükürler olsun ki, bitti o "okumuş cahillik dönemi"... Şimdi "mantık" işbaşında ve her şey olması gerektiği gibi. Yani;
- Hiç aç kalmadan sağlıklı ve bilinçli besleniyorum, sadece kendim değil, tüm ailem ve çevremdekileri de bu konularda bilinçlendirmek için elimden geleni yapıyorum...
- Mümkün olduğunca fazla hareket ediyorum, yaz geldiğinde ailecek spor yapabileceğimiz imkânlar daha da artacak, bunun için sabırsızlanıyorum. Spor artık işkence değil, zevk benim için...
- En önemli nokta ise; artık canım sıkıldığında veya üzüldüğümde, kızdığımda, çareyi yemekte aramıyorum. Bunlar için farklı farklı planlarım var artık. Yürüyüş, dans, vitrin gezme, internette dolaşma, film izleme veya kitap okuma. O anda içimden ne gelirse, o! Ama asla yemek ile ilgili bir eylem yok!
Tüm bunlardan "ben bu işi mükemmel yapıyorum artık" sonucu falan çıkmasın... Kaçamaklarım oluyor ve olacak da, işin -bence-tadı tuzu onlar... Ama nerede duracağımı biliyorum, dizginler benim elimde ve kaptırmaya niyetim yok, hepsi bu!
Gelelim sadede :)
5 Nisan 2010'da "96,3 kg". ile başladığım Mehtap'lı Günler'de 3. haftayı;
- Listelere % 95 uyum (ne yenecek, ne zaman yenecek),
- Yasaklara %75 uyum (tatlı, çikolata, et yerine kıyma, light yerine normal, vs.),
- Tavsiye edilen sıvı alımına %99 uyum (su, metabolizma çayı, yeşil çay),
- Tavsiye edilen hareketliliğe %85 uyum (3 haftada birkaç fire)
4. hafta ile yola devam...
4. haftanın kuralları, az sonraaaa...
*MG: Mehtap'lı Günler
19 Nisan 2010 Pazartesi
MG* Rapor II
Eksilerim:
- İlk 15 gün pirinç, bulgur yok: Pilav olarak değil ama 1-2 sefer çorbanın içinde pirinç ve sebze yemeğinin içinde bulgur yedim.
- Kıyma yok: Evde pişirdiğim kıymalı sebze yemeklerinden, mecburen ben de yedim. Fakat pişirirken kıymanın yağı ile yetindim (zaten yağsız idi) ve tekrar yağ koymadım.
- Köfte yok: Geçen akşam evde yaptığım, tambuğday ve çavdar ekmekle hazırlanmış köftelerden 4 adet yedim.
- Muhallebi, tatlı yok: Tramisu'dan tırtıkladım.
- Sucuk yok: Dün pazar kahvaltısında 1 adet ince kesilmiş sucuğu -eşimin ısrarları ile- yedim.
- Mumkunse light yogurt, peynir ve sut tuketiyoruz: Eve light ürün sokmuyorum. Sütü "sokak sütü" tabir edilen kapıya gelen sütçümden alıyor, kaynatıyorum. Tencerede iyice soğuyana kadar tüm kaymaklarını bir kahvaltı kasesinde topluyorum (özellikle çocuklarım bayılıyor buna). Yoğurdumu da yağı mümkün olduğunca alınmış bu sütten yapıyorum, kaymaklı olmuyor. Peynir de; alışık olduğum tattan taviz veremediğim, öbür türlü peynir yiyemeyeceğim için, klasik ezine beyaz peynir... Miktar belki daha az ama maalesef yağlı...
- Her zaman yediginizden daha azini ama mutlaka daha azini koyun tabaginiza: Zaman zaman; sadece sebze de olsa, salata da olsa çok kaçırdım. Nasılsa sebze diye önemsemedim ama maksat bir yandan da mideyi küçültmekse, dikkatli olmak lazım aslında...
sanırım bu kadar :(
Şimdi de Artılarım:
- Hmm... En önemli "aferin"im; Mehtap'la 2 hafta, son kararlı başlangıcımın üzerinden 4 hafta geçti ve her zaman "amaan, hadi boşver, ye gitsin, yarın tekrar başlarsın" diyen içimdeki "nefs" bu sefer sesini çok çıkaramadı. Çıkaracak oldu ama baktı kimse duymuyor sustu! Yukarıda yazdığım mini kaçamakları önemsemiyorum bile ben... Çünkü bunların kat be katını yaşardım başka zaman olsa ve sonra da "battı balık" diye o günü aklımda bile olmayan yiyeceklerle tamamlardım. Ertesi gün de baştan başlardım! Bu seferin başka olacağının en büyük delili, işte "bu duruşum" bence :))
- Listelere uymada ciddi gayret vardı. Öğle yemeğimi, yeşil çayıma - metabolizma çayıma varana kadar yanımda taşıdım. Ara öğünlerimi de öyle...
- Ennn büyük sorunum olan "akşam yemeğinden sonraki çay faslı", biraz biraz yoluna girdi. En azından kriz şeklinde gelip, kendimi nutalla kavanozu elimde bulmuyorum... Eğer çok kıvranıyorsam, 2 kayısı arası ceviz ile gideriyorum isteğimi... (Şunu söylemeden geçemeyeceğim; çiftlikten gelen günkurusu kayısı da baklavayı aratmıyor yalnız! 2 tane yeseniz, yetiyor.. tavsiye ederim :))
- Su, su, su... 8-10 bardak su içmezseniz olmaz! İçiyorum; hem de -eskisi gibi- içim bir tuhaf olarak değil, lıkır lıkır, isteyerek...
- "Sebze olarak, havuc, pancar, bezelye, bruxel lahanasi, cok olgun domates yemiyoruz" demiş Mehtap, yemedim...
- Şeker zaten kullanmıyorum.
- Hareketlilik konusunda da iyiydim aslında... Henüz çok düzenli olamasa spor programım, 1-2 fire vermiş olsa da haftada; yürüyorum, dans ediyorum, yer hareketleri ile bölgesel çalışıyorum... Bir reklamda kullanılan, "Bugün olmayacak, ama bir gün olacak" benim de sloganım... Her gün ayna karşısına geçtiğimde, bunu söylüyorum kendime: "bir günde gelmedin ki bu duruma, 1 günde düzelesin..." Sabır... Azim...
- Hiç tartılmadım.
Neyse.. Artılarım eksilerimden 1 fazla çıktı :) Bu da gidişatın güzel olduğunu gösteriyor bence ama bunu haftaya pazartesi günü, tartılma gününde göreceğiz aslında...
Gelelim bu haftaya:
- Yaşasın, bu hafta kahvaltıda 1 gün, 1/2 simit ile beyaz peynirn var:)) Hani cumartesi günü gelen krizde gönlümden geçirdiğim gibi, sınırsız değil ama olsun... Ben o yarım simidi koklaya koklaya nasıl yerimmm... Sabah okula gelirken, yakındaki simit fırınında durdum, "şimdiden alayım da simidimi" dedim "nasılsa fırında çıtır hale getireceğim... dönüşte fırın kapalı falan olur; aklımda duracağına, midemde dursun hesabı :))" Yani yarın sabah ziyafet var :)
- Kahvaltı çeşitlemelerine devam. Mesela ben bugün kahvaltımı; 4 kaşık müsli (şekersiz, kuru meyveli) ile süt ve sade filtre kahve ile yaptım. Çok da iyi geldi. Haftada 2 gün yumurta yemeyi düşünüyorum, yumurta yediğim gün peynir yemiyorum... Sonra "1 gün lor&ekmek," "1 gün kaymak&pekmez&ekmek", "1 gün de evde yapilmis en basitinden kek ve çay/sütlü kahve"... Ee, hafta bitti zaten...
- Ekmekler çeşitli olacak yine...
- "Peynir seciminiz daha cok yagsiz beyaz peynir, lor, cokelek, edirne peyniri olmali. En az da krem, kasar, gravyer, rokfor, cheddar yiyin.." diyor Mehtap.
- Siyah zeytin yerine bu hafta yesil zeytini tercih edeceğim..
- Ara öğünlerde bu hafta daha cok yogurt-biskuvi, yogurt –meyve, meyve-biskuvi tercih etmem lazım... Elma ve portakal hep yediğim meyveler, küçük bulursam, çilek de alabilirim veya kivi de olabilir...
- En az 1 öğünde çorba içeceğim: kremasız olacak, un kavrulmamış olacak...1 kaşık bulgur eklenmiş sebze corbası, yayla ve ezogelin çorbası, daha az olarak tarhana...
- Et olarak balık, tavuk ve hindi olacak tercihim...
- "Balık seçiminde de bu hafta biraz daha dikkatli davranıyoruz. Kalkan, uskumru, palamut, somon gibi yağlı balıklar yerine, levrek veya dil balığı gibi daha az yağlı olanları tercih ediyoruz."
- "Sebzelerden bu hafta lutfen ispanak, kabak, bamya, karnabahar, kuskonmaz, pazi, lahana, broccoli, yesil biberi tercih edin.. ispanakli yumurta yapin ornegin.."
- "Bezelye, enginar, kereviz, bruksel lahanasi, bakla, yer elmasi, havuc papates ve kirmizi biber grubundan sadece birini veya ikisini bir kez pisirin.."
- "Bu hafta avokado yemeyin."
- "Yogurdu mutlaka az yagli ve kaymaksiz olandan tercih edin. Bir kaseden fazla yemeyin."
- "İkinci ara öğünde de badem, ceviz ve fındık miktarını azaltıp, yoğurt ve meyve, meyve ve bisküvi yiyin. Ya da 1 bardak az yağlı süt icin"
der Mehtap...
- Adaçayı yerine ıhlamur öneriyor.
- Ben zaten kullanmıyorum ama süttozunu da önermiyor, süt ekleyin diyor.
- Hareket, su kesinlikle olmazsa olmazlar..
veee bu haftanın asıl önemlisi;
- Persembe-Cuma-Cumartesi günü, günde sadece 1 öğün (ben akşamları içmeyi düşünüyorum) "yeşil çorba" içecegiz, diğer öğünleri aynen uygulayacagiz...
(yeşil çorbanın tarifi burada)
Yol haritası elimizde. Hadi bakalım, bu haftayı da yüz akıyla bitirelim de, tartıyla buluşmaya hoplaya zıplaya gidelim :))
*MG: Mehtaplı Günler
12 Nisan 2010 Pazartesi
MG* Rapor I
- Genel olarak başarılı idi. Tek tük liste dışı oldu ki SAYILMAZ :))
- Spor süper gitti... Leslie ile 3 millik yürüyorum. 3 millik videolarını değiştirerek yapıyorum. Bu hafta da 3 millik gidip, haftaya 4 milliklere geçmeyi düşünüyorum. Ayrıca akşamları da yatmadan önce bölgesel, özellikle de alt bölge çalışmalarına başladım. Yine Leslie'nin videosu ile veya kendi bildiğim hareketleri setler halinde tekrarlayarak yapıyorum bu çalışmayı. Nasıl etki ediyor vücuduma bilmiyorum ama bildiğim, psikolojime çok iyi geldiği...
- Bir diyetin olmazsa olmazı sıvı alımına gelince: çok iyi... 2 lt. su alımını tamamlamaya çalışıyorum. Su içmeyi çok sevmezdim aslında ama anladım ki; suyu içtikçe içesi geliyormuş insanın... Bunun yanında; yeşil çay, metabolizma çayı, 5'li çay da bolcana tükettiğim sıvılardan...
*MG: Mehtaplı Günler
9 Nisan 2010 Cuma
iyiyim
Mehtap'ın kahvaltıyı her gün farklı yapma önerisine istinaden, bugün;
- "1 tatlı kaşığı (evde kaynattığım sütten elde ettiğimiz) kaymak,
- 1 tatlı kaşığı keçiboynuzu pekmezi (tavsiye ederim: NİVAL marka keçiboynuzu pekmezi: süper ötesi... eskiden çocuklar ağzına sürmezdi, şimdi eve pekmez almaya yetiştiremiyoruz!)
- 1 dilim ev yapımı çavdarlı, tam buğday unlu ekmek
- ve yeşil çay
Sabah Leslie'nin başka bir videosu ile spor yaptım.
"3 mile weight loss walk: kilo kaybı için 3 millik yürüyüş hafiften başlayıp tempo hızlanıyor 2.milinde diğer yürüşçülerden mary kay hareketleri yaptırıyor en hızlı bölümü 2.mil kilo vermek isteyenler,bu yürüyüşü yapabilirler." diyor açıklamasında... (ilk mil ısınma ve tempolu yürüyüş, 2.mil çok hızlı lower body ağırlıklı, 3. mil ise ellerde hafif ağırlıklarla daha çok upper body için)
Gerçekten, 2. mil çok hızlı... Mary Kay* süper. Kilolu haliyle bile çok dinamik.
- not: "Walk Slim-Fast Start" ve "3 Mile Weight Loss Walk" videoları (ki Mary Kay de bunlarda yürüyor) ilk zamanlarda çekilen videolarmış. Dün tüm videolara şöyle bir bakıyordum... "Muscle Mile One" videosunu açtım, Leslie'nin arkasındaki kadın tanıdık geliyor :)) ama acaba dedim.. Dikkatli bakınca, aynı uzun kol ve bacaklar ve beden duruşu ile O! Sonra Leslie de tanıttı zaten, Mary Kay! Nasıl zayıflamış kadın ya... Neredeyse -ekrandan göründüğü kadarıyla- Leslie'nin beden ölçüsünde... Süper motive oldum! Başka şeyler de yapmıştır belki ama ben bu videoların çok işe yaradığına ve düzenli yapılırsa kesin sonuç getireceğine inandım.
Kısacası, dünün izleri silindi. Bu acı tecrübenin önümüzdeki günlerde karşımıza çıkması muhtemel krizler için "caydırıcı" olarak rehber alınması dileğiyle...
iyi geceler...
bu neydi şimdi?
-bu neydi şimdi?
Tüm gün harika geçmiş, sabah-öğle-akşam-ara öğünler tam planladığı gibi, hatta daha iyi... Sıvı alımları, hareket durumları da süper. Akşam yemekten sonraki çay saati krizinde de vukuat yok, harika!
Günün sıradanlığını bozan tek olay, çocukların ne zamandır istediği "z.yağlı sarma".
Epeydir soruyorlar diye hep aklındaymış aslında... Bugün işten erken de gelince; içini yapmış, yapraklarını hazırlamış, akşam yemeğinden sonra da oturmuş sarmış. Aslında bu aşamada başlamış sakatlıklar ya, hadi neyse... Esas kuyruğun koptuğu zaman, sarmaların servis tabağına alındıkları zaman olmuş:
- "o pişmiş mi, bu çatlamış kimse yemez, şunun yaprağının rengi nasıl da sarı, bu da kalem gibi..." derken 3-4 tane (yoksa 5-6 mı?) sarma götürmüş,
- hatta sarmaya hazırlık aşamasında ve sararken de "tadı nasıl, tuzu ne âlem, çok mu diri?" şeklinde sıralanan sebeplerle de yarı çiğ haldeki içten tırtıklamış,
- bu sebeple içi bayıldığından; "bastırmak için ne yesem?" diye düşünmüş, gözü fıstığa gitmiş ama fıstık yememek için, çekmecede bulduğu 1 avuç kadar "bayat" sarı leblebiyi götürmüş,
- tüm bu faaliyetlerin üzerine, "+ -" hesabı yapıp, yediklerini nötrler diye bir umut 5'i bir yerde diye tabir edilen bitki çayından koca bir bardak içmiş,
- arkasından Leslie'nin "shortcuts: lower body" videosundaki yer hareketlerini yaparken 30 dakikanın sonunda iyice karışan midesi daha fazla dayanamamış ve isyan etmiş,
- midesinin, kendisine yapılan bu çöplük muamelesine haklı isyanı neticesindeki reaksiyonu ile rahatlamış ve fakat biraz da kafası karışmış...
Buna rağmen, dün yazdığı tüm methiyeleri ve alkışları geri alıyor!
* * *
Aslında leblebiden sonra, kutudaki badem ezmeleri de bana bakıyordu ama büyük bir irade göstererek(!) yemedim! 2 kere kutunun yanına kadar gidip, sonra "Yarın sabahki kahvaltında tatlı var, o zamana sakla arzunu!" deyip kendime, uzaklaştım oradan...
O an başımda olan aklım, diğer zamanlarda nereye gitmişti bilmiyorum ve hâlâ soruyorum:
Sahi ya, "neydi bu şimdi?"...
7 Nisan 2010 Çarşamba
erken tebrik
- ikindi çayındaki, çiftlikten gelen "otlu börek",
- akşam yemeğindeki "mis kokulu şehriyeli pilav",
- gece çayının yanındaki "sütlü nuriye"
için kendime kocaman alkışşş...
ve;
- sabah 45' leslie ile yürüdüğüm,
- bugünkü yağmura rağmen; çarşı-ev-çarşı-ev arasındaki mekik dokumalarımda araba kullanmayıp, yürüdüğüm ve yaklaşık 45 dakika ekstra hareket ettiğim,
- geceleri yatmadan en az 30' yer hareketleri yaptığım,
bitmedi;
- sıvı alımına azami dikkat ettiğim, su şişem ile bütünleştiğim, bitki çaylarımı, metabolizma çayımı ihmal etmediğim,
- ara öğünlerimi atlamadığım, dışarıda olsam bile "2-3 kayısı, birkaç badem ile ara öğün molası" verdiğim,
için de tebriklerimi sunuyorum kendime...
"Daha dur, 3 gün oldu" diye düşünülebilir ama -genellikle-diyetimdeki ilk 3 günün gidişatı, gelecek günlerin de habercisi olmuştur benim için. Bu sebeple, bu sefer tuttu diye bakıyorum olaya ve "alkışşşşşşşşşş" diyorum...
6 Nisan 2010 Salı
15 gün
Listede neler var, burada, "Önce Sağlık" etiketli yazılarda...
Ne yok veya nelere dikkat ediyorum, aşağıda:
- İlk 15 gün bu listelere kayıtsız şartsız uymam gerekiyor. Hiç ama hiç kaçamak yok. Hiççç...
- 3 ana ve 2 ara öğün var. Akşam yemeğinden sonra sadece yeşil çay veya bitki çayı veya su içiyorum. Bu benim için eziyet aslında. Ama neyse ki geçen haftaki detoksta bir parça alıştım bu duruma, şimdi de krize girmeden devam etmek için dua ediyorum...
- Salatama sadece 1 tatlı kaşığı yağ koyma hakkım var. Limon, elma sirkesi veya nar ekşisi kullanabiliyorum (Günlük toplam yağ hakkım 2 yemek kaşığı imiş).
- Hareket , hareket, hareket...
- Bol sıvı: öncelikle 8-10 bardak su. Sonrasında makul ölçüde bitki çayları.
- Tuz YOK VEYA ÇOK AZ.
- Tatlı krizimin tutmamasını umuyorum ama tutarsa; 1 ara öğünde meyve yerine, 2 adet kayısı yiyebilirim sanırım...
- Sebze yemekleri: ilk haftalarda, kisi basina 1 kasik yağ ile pişecek.. havuç, pancar, patates, bezelye, pirinç, bulgur eklenmeyecek.
- Sebze olarak; "bruxel lahanasi ve cok olgun domates de yok" demiş Mehtap.
- 3 hafta TARTILMAK YOK!